Pages

4 Eylül 2019 Çarşamba

2019 MODEL FENERBAHÇE !!!

 
Son bir haftadır twiterda yazılı ve görsel medyada hep birşey konuşuluyor.
Fenerbahçe tüm istatistiklerde lider deli gibi top oynuyor falan filan.Bunların arasında Ekşi sözlükte bir arkadaş olaya farklı bir açıdan bakmış ve demiş ki Ersun Yanal Tiki-Taka ile,Gegen pres dedikleri şeyi harmanlamış her zamankinden farklı oynatıyor. Farklı bir bakış açısı ve yüzeysel olarak bakınca adam bişey tespit etmiş deyip takdir ediyorsun ama söylediği şey eksik arkadaşlar.
  Ben dilim döndüğünce Ersun Yanal ne yapmak istiyor sizlere anlatmak istiyorum.
Eğer bir ustanın özgün bir eserini çözmek anlamak istiyorsan eserden önce o ustanın karakter yapısına ve geçmişine bakmalısın. Örneğin hepimizin bildiği Tarantino dünyada her zaman en farklı filmleri çeker ve çoğunluk karmaşık mesajları olan kurgusu ilginç olan bu filmlere bayılır. İyi de Tarantino bu filmlerde ne anlatmak istemiştir geçmişine ve özgün olmak için takıntılı bir karakter olduğuna dair açıklamalarına bakınca tabi ya diyeceksiniz.

Ya da Mustafa Kemal Atatürk dış politikada neden yurtta sulh cihanda sulh demiştir bir savaş dahisi olduğu halde çünkü geçmişinde savaşları görmüş yıkıcılığı ile yıkılmamış ama yıpranmış bir askerdi.
Vücudundaki şarapnel izleri kırıklar yanıklar gözündeki kayma hepsi savaşın imzasıydı yani o kadar savaşı kazanmış başarılı bir komutan geçmişine işlemiş acılardan doğru dersler çıkarmıştı.

Gelelim kendi konumuza herkesin söyleyip durduğu hatta oyun hızına ve seri paslaşmalara aldanıp kolayca Gegenpres+Tiki taka deyip açıkladığı şeyi anlamak için Ersun Hocayı karakterini ve geçmişini bilmemiz gerekir.

Kazım Ersun Yanal amatör futbolculuk deneyiminin ardından çeşitli Anadolu kulüplerinde başarılı olduktan sonra Denizlispor ve Gençlerbirliğinde harikalar yaratıp Avrupa’da başarı kazanınca Milli takıma teknik direktör olmuş sonra Trabzonspor’a öyle bir kültür öyle bir kadro hazırlamıştır ki bu Trabzon’a transfer ettiği oyuncular son 10 yıla Türkiye liglerini dizayn eden futbolcular olmuştur.

Sonra Fenerbahçe ile Tarihin en erken şampiyonu olmuş rüştünü iyice ispat etmiştir.
Şimdi geriye dönüp bakınca Ersun Yanal haricinde profesyonel futbol oynamayıp her camiada kredisi hep az olan ve kalıcılık sağlayan bir hoca var mıdır ?
 Şu an ben hafızamı tarıyorum Süperlig de top oynamayan ve Türk liglerinde büyük takım çalıştıran Yerli hoca aklıma getiremiyorum. Buradan şunu anlarız Ersun Yanal azimli inatçı ve hırslı bir adamdır.
Bu cebimizde.

Türk liglerinde ilk Scout transferi olarak adlandıracağımız şimdilerde bilinmedik adı duyulmadık oyuncuları bulup çıkaran gözlemcilik sistemini Türkiye’de ilk yapan kulüp Gençlerbirliğidir ve bu sistemin en sağlıklı modern işlediği dönem Ersun Yanal dönemidir.

Türkiye’de futbola kronometre haricinde bilişim teknolojilerini bir takım sezon öncesi testlerini sokan ve uygulayıp başarılı olan kişi Ersun Yanaldır.

Buradan anlıyoruz ki hocamız hayt huyt aslanım kaplanım tarzı bir hoca değil daha çok bilime inanan kendini sürekli güncelleyen güncellediği sistemleri inove eden bir hocadır.
Bu da cepte.

Son olarak Ersun Yanal özünde bir Öğretmen olduğu için ve bilimsel bilgiye duygularından daha çok önem verdiği için asla takıntılar yapmaz.
Örnek veriyorum Tolgay.Tolgay’ı çok beğendiğini sağır sultan bile duymuşken hoca defalarca denedi başaramayınca bu hata da ısrar etmedi çünkü kompleksi ve takıntıları olmayan bir adam Ersun yanal.
Bu da cepte.
  Şimdi gelelim oynadığı futbola Ersun Hoca geçmişinden çok doğru dersler çıkarmış ve doğru yaptığı şeyleri daha sürekli hale getirirken yanlışlarını törpülemiş ve dünya futbolunun gidişatına göre kendini acayip geliştirmiş.

Sağda solda duyduğumuz gibi Avrupa’nın o moda iki sistemini taklit falan etmiyor.
Oyunun belli bölümlerinde bu iki bilindik felsefeyi kendine göre inovasyona uğratıp araç olarak kullanıyor.
Nasıl mı ?
Şöyle ki:
Ersun hoca tiki taka denen hızlı paslaşma oyununu Guardiolanın aksine topu ayağında tutmak için topa hakim olmak için kullanmıyor.
Ersun hoca Tiki takayı skoru bulunca takımı rölantiye almak için kullanırken asıl önemlisi skor ararken Türklerin kolpacılık taktiği denen taktiğini bilirsiniz.

Orijinal litaratürde turan taktiği olarak da geçer.
Düşmanı çekmek için bir bölük askeri salar kamikaze gibi rakibe vurup onları kaçırırsın Türkler kaçıyor diye disiplinden koparak gelen ordular kovaladıkları yerde bir hilal gibi çepeçevre sarılarak imha edilir.
Yemleme de denir bu olaya.

Ersun hoca bilhassa savunma önünde Altay ile başlayan küçük üçgenlerle sahanın sağ ya da sol kanadında rakibi üstüne çekecek dengesini bozacak paslaşmalar yaptırıyor. Rakip hatta topu kapıp gole gideceğini düşünürken tüm savunma konsantresini kaybedip yerleşmelerde paslaşma hangi kanatta ise aksi kanatta oynayan Fenerbahçe beki ve açığı kendine boş alan buluyor.

Paslaşma sol tarafta ise Jailson,Emre,Dirar ve Moses orada top çevirirken İsla ve Garry Sağ da kendini çoktan unutturmuş oluyor ve o sırada bir oyun aklı Oltaya balık tutulunca ki genelde Emre oluyor bu ya da Jailson diğer Kanada uzun bir pas atıp o boşluktan Fenerbahçe hücuma başlıyor.

Kanat oyunu Kruse,Emre,Tolga verkaç ya da Vedat ı içeri kaçırma Garry e savunma arkası top atma gibi çeşitli varyasyonlarla atak sonlandırıyor.
Atak sonlanırsa ne ala ya pozisyon ya da gol ile sonuçlanıyor atak sonlanmaz rakip yarı sahaya yerleşmişken topu kaptırdıysa takım aynı anda reaksiyon verip saniyeler içinde topu kazanmak için stoperler de dahil aynı anda bilinçli bir prese başlıyor.

Seyirci şahlanırken rakip takım ise çaresizlik hissini burada yaşıyor.Bu anlattığım hücum sonlandıramayıp top kaybetme ve şok presle sonuca gitme olayının en güzel örneği Gazişehir maçında Krusenin penaltı kazandığı pozisyondur sonra bir sonraki hafta Azubike ye önce kaptırıp sonra ani pres ile Alperin topu kapıp aniden Zayts a oynaması Zayts dan topu alan Ferdi nin tek topla Dirar a gol artırmasıdır.

Tüm benim bu ballandıra ballandıra anlattığım süreçleri Fenerbahçe 6 ya da 7 saniyede yapıyor arkadaşlar.

Sadece bununla yetinseydi eğer Ersun Hoca önlem alınabilir bir sistem kurmuş olacaktı.
Arsenal tarzı set hücumunu hızlandırarak oynatıyor bazen,bazen Aykut Kocaman,Mourinho tarzı yavaş hatta ağır set hücumları oynatıyor.Bazen kanattaki Moses ve Gary i kaçırdığı 2014 model Ersun Yanal taktiğine geçiyor yani sürekli farklı şeyler deniyor tahmin edilebilirliği önlem alınabilirliği engellemek adına.

Hoca belki 3-4 maç Vedat ı şimdiki değil de Fernandao lu Bursaspor gibi net bir Pivot olarak da kullanacak şişir Vedat a indirsin hücuma geriden değil taaa 3.bölgeden başla gibi.
Yani adam tüm varyasyonları deneyecek.
Ama en önemli prensibinden vazgeçmeyecek Kaleci yi oyuna dahil etmek Stoperler de birimi topla oyuna sokmak önemsiz gibi görünse de bu sizi sahada 12 kişi gibi oynatır.

Son olarak Ersun Yanal Fenerbahçe’sini bir takım ya da bir sistem ile benzeteceksek bakmayın siz Klopp a Guardiola ya örnek vermelerine hatırlar mısınız?
Yıllar önce Barcelona Guardiola ile dünyada bir hegemonya kurmuş ve tahtı asla yıkılmaz diye düşünülüyordu.
O Guardiola nın Barcelonası nın ilk tiki takasını bitiren bir adam vardı Almanya da.
Aynı adam Almanya’da Klopp rüyasının arşa çıktığı dönemde Klopp u da kendini değiştirmeye zorlamış adamdır. Jupp Heynckes denen bu adam o sezon Tanrı gibi görülen Barça yı rezil etmiş rüya içinde olan Borussia Dortmund ki bir sonraki senelerde hep Şampiyonlar ligi kazanmış Real Madrid’i elemiş Lewa lı Dortmund’un elinden finalde Şampiyonlar ligini lig de Şampiyonluğu almış hocadır.

Ersun hocam birine benzetilecek ise tarz olarak da rüyadan uyandırma olarak da underrated kalmak olarak da Jupp Heynckes gibidir gözümde.
Barcelona yı rezil ettikleri maçı açıp izleyin Altay gibi oynayan Neuer ve bu sene hücum oynarken izlediğimiz Fenerbahçeden esintiler göreceksiniz.
Maçı izlerseniz eğer Lahm ve Alaba nın dönemin en büyük takımı Barcelona’da bir dönemi bitirdiği maçta neler yaptığını görürsünüz, ben burada Sol bek Sol bek diye boş yere ağlamadım zamanında bu sistemin kilit oyuncuları Kaleci, Bekler Oyun kurucu Stoper ve Komple santrafordur.

ALİ BIÇKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder